Geçtiğimiz ay vizyona giren Toy Story 5, kısa sürede ulaştığı 764 milyon dolarlık hasılatla hem Pixar'ın hem de Disney'in beklentilerini aştı. Filmin başarısı, stüdyo yöneticilerinin geçmişte verdiği bir karara da yeniden dikkat çekti: serinin ilk dört filminde senarist olarak görev alan Andrew Stanton, iş başvurusu üç kez reddedildikten sonra ancak otuz yıl sonra yönetmenlik koltuğuna oturabildi.
Andrew Stanton Bu Noktaya Nasıl Geldi?
John Lasseter'dan sonra Pixar'ın ikinci animatörü olarak kabul edilen altmış yaşındaki Stanton, kariyeri boyunca stüdyonun en tanınmış isimlerinden biri haline geldi. 2003 yılında Bulamam Nemo ile ilk Oscar'ını kazanan yönetmen, Pixar'ın 2006'da Disney tarafından satın alınmasının ardından 2008'de WALL-E ile ikinci kez bu ödülün sahibi oldu.
Toy Story serisinde uzun yıllar senarist olarak çalışan Stanton için beşinci filmde yönetmenlik koltuğuna geçmek, kariyerinin en büyük dönüm noktalarından birini oluşturuyor. BBC World Service'e konuşan yönetmen, oyuncuların seriye geri dönmeye neden bu kadar istekli olduğunu şöyle özetliyor: doğru yapıldığında bir karakter oyuncudan sonra da yaşamaya devam ediyor ve bu ölümsüzlüğü görmek oyuncular için başlı başına bir motivasyon kaynağı oluyor.
Filmin Galasında Kimler Vardı?
Los Angeles'ta düzenlenen galaya Tom Hanks, Tim Allen, Joan Cusack ve Taylor Swift gibi isimler katıldı. Yıldızların bu dünyaya geri dönmekten duyduğu memnuniyet, filmin set atmosferine de yansımış görünüyor; Stanton'a göre oyuncular kendilerinden kopuk, ama aynı zamanda kendilerinden sonra da yaşayan bir karaktere hayat vermekten büyük keyif alıyor.

Seriye Yeni Bir Tehdit: Lilypad Kim?
Serinin son halkasında, geleneksel oyuncakların huzurlu dünyasını sarsan yeni bir karakter izleyiciyle buluşuyor. Lilypad adlı elektronik tablet, serinin yıldızlaşan ilk teknolojik cihazı olma özelliğini taşıyor ve karakteri The Morning Show'un yıldızı Greta Lee seslendiriyor.
Karakterin tam bir kötü adam olmadığını belirten Lee, Lilypad'in oyuncaklar için yeni bir tehdit anlamına geldiğini, ama herkesin aslında filmin ana çocuğu Bonnie için en iyisini istediğini vurguluyor. Ona göre çatışma, bunu nasıl başaracakları konusundaki köklü fikir ayrılıklarından doğuyor.
Teknoloji Temasının Arkasında Ne Var?
Çocukların dünyasında teknolojinin yeri, Stanton için kişisel bir mesele de taşıyor; kendi ebeveynlerinin televizyon konusundaki endişelerini hatırlatan yönetmen, dijitalleşmenin kaçınılmaz olduğunu düşünüyor. 2012 yılında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu teşhisi konulan Stanton, yaratıcı süreci "sanat dağınıktır, sanat kaostur" sözleriyle tanımlıyor.
Başarılı bir Toy Story filmi yapmanın anahtarının karakterleri sevmek olduğunu söyleyen yönetmen, bilgisayarın her şeyi kusursuz yapmak istediğini ama hayatı ilginç kılan şeyin tam olarak bu kusurlar olduğunu belirtiyor. Ekibin çabalarının büyük bölümü, dijital animasyonun doğasında olmayan bu kusurları yakalamaya gidiyor.
Rekor Pixar İçin Ne Anlama Geliyor?
764 milyon dolarlık hasılat, yalnızca bir gişe başarısı değil, aynı zamanda Pixar'ın son yıllarda tartışılan orijinal proje ile devam filmi dengesine dair stratejik bir sinyal olarak da okunabilir. Toy Story 5'in gösterdiği performans, stüdyonun köklü serilere olan güvenini pekiştirirken, Stanton gibi uzun yıllar stüdyoya emek vermiş isimlerin yönetmenlik fırsatı bulmasının da ne kadar değerli olabileceğini gözler önüne seriyor.
Filmin uluslararası gişedeki yolculuğu sürerken, serinin bundan sonra nasıl bir yön izleyeceği ve Lilypad gibi yeni karakterlerin gelecekteki olası projelere nasıl taşınacağı, Pixar takipçilerinin merakla izleyeceği konular arasında.
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.
Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.