Star Wars evreni, A New Hope'un sinemalarla buluşmasının 50. yıl dönümüne denk gelen 2027'de, serinin bugüne kadarki en bağımsız sinema filmiyle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Shawn Levy'nin yönettiği, başrolünde Ryan Gosling'in yer aldığı Star Wars: Starfighter, Lucasfilm'in galaksiyi yeniden büyük bir gişe gücü haline getirme planının merkezinde duruyor ve bunu yaparken serinin alışılmış pek çok kuralını bir kenara bırakıyor.
Hikaye Nereye Oturuyor?
Film, The Rise of Skywalker'ın olaylarından yaklaşık beş yıl sonrasında geçiyor ve Gosling'in canlandırdığı Kade Auberon adlı karaktere odaklanan bağımsız bir macera olarak tanımlanıyor. Auberon'un karanlık güçlere karşı koruması gereken genç bir karakteri oyuncu Flynn Gray canlandırıyor. Bu yıl vizyona giren The Mandalorian ve Grogu, 2019'dan bu yana gelen ilk Star Wars sinema filmi olsa da, Starfighter'ın Lucasfilm için beyaz perdeye asıl büyük dönüş ve galaksi için yepyeni bir dönemin başlangıcı olarak görüldüğü belirtiliyor.
Devam filmleri üçlemesinin ardından galakside merkezi bir hükümetin bulunmayacak olması, hikayenin en dikkat çekici yönlerinden biri. İlk Düzen, Starkiller Üssü ile Yeni Cumhuriyet'in başkenti Hosnian Prime'ı yok etmiş, ardından hem İlk Düzen hem de Palpatine'in Son Düzen'i yenilgiye uğratılmıştı. Ancak bu zaferin ardından gelen otorite boşluğu, galaksiyi daha özgür ama bir o kadar da tehlikeli bir yer haline getiriyor ve Starfighter'ın hikayesi tam olarak bu öngörülemez ortamda şekilleniyor.
Neden Tanıdık Hiçbir Kahraman Yok?
Resmi olarak paylaşılan bilgilere göre Levy ve Gosling imzalı projede Luke Skywalker, Leia Organa, Han Solo ya da Darth Vader gibi orijinal üçlemenin yön verici karakterlerinden hiçbiri yer almıyor. Rise of Skywalker sonrası bir zaman diliminde geçen bir film için bu durum teknik olarak beklenebilir olsa da, serinin güçlü nostalji bağımlılığı düşünüldüğünde ciddi bir kopuşu temsil ediyor.
Geçmişte Solo ve Rogue One gibi yapımlar kendilerini bağımsız hikayeler olarak sunmuş olsa da, ikisi de aslında orijinal üçlemeye zemin hazırlayan öncül anlatılardı. The Mandalorian ve Grogu da halihazırda Disney+ ekranlarında üç sezonluk bir geçmişe sahip karakterleri merkeze alıyor. Starfighter ise hiçbir üçlemeye ya da önceden kurulmuş bir anlatıya bağlı kalmadan, serinin şimdiye kadar gördüğü en özgün sinema filmi olma iddiasını taşıyor. Bu tercih, yeni izleyici kitlesinin yıllara yayılan kanon bilgisine ihtiyaç duymadan galaksiye dahil olmasını kolaylaştırmayı hedefliyor.
Ryan Gosling'in Star Wars'a Katılımı Neden Önemli?
Starfighter'ın casting tercihleri de serinin yerleşik geleneklerinden bir diğer sapmayı oluşturuyor. Skywalker destanı boyunca Mark Hamill, Carrie Fisher, Harrison Ford ve Daisy Ridley gibi isimler, büyük ölçüde henüz yıldızlaşmamış oyuncular arasından seçilmiş ve bu projelerle birlikte dünya çapında tanınmıştı. Gosling ise bunun tam tersine, La La Land, Barbie ve Kurtuluş Projesi gibi yapımlarla dolu, on yıllara yayılmış bir kariyerin zirvesindeyken bu evrene adım atıyor.
Kadroda Gosling'e Mia Goth, Amy Adams, Matt Smith ve Aaron Pierre gibi isimlerin eşlik etmesi, filmin tek başına bir sinema olayı niteliği taşımasına katkıda bulunuyor. Disney ve Lucasfilm açısından bu tercih, hem mevcut Star Wars hayran kitlesini elde tutmak hem de franchise'a daha önce hiç dahil olmamış geniş bir kitleyi salonlara çekmek için hesaplı bir bahis olarak okunabilir.
Serinin Zaman Çizgisindeki Konumu Ne Anlama Geliyor?
Starfighter'ın kronolojik olarak serinin ulaştığı en ileri noktada konumlanması, anlatı özgürlüğünü artıran en temel unsurlardan biri. Son yıllarda Star Wars projelerinin büyük bölümü ya High Republic dönemiyle geçmişe yönelmiş ya da yaklaşık yetmiş yıllık Skywalker döneminin sınırları içinde kalmayı tercih etmişti. Bu bağlamda Starfighter, serinin alışılagelmiş zaman çizgisi kısıtlamalarından sıyrılan nadir örneklerden biri haline geliyor.
Filmin 28 Mayıs 2027 tarihinde vizyona girmesi planlanıyor; bu tarih hem serinin 50. yıl dönümüne denk geliyor hem de Lucasfilm için yeni bir üretim anlayışının sembolik başlangıcı olarak konumlandırılıyor. George Lucas'ın başından beri teknoloji ve sinematik anlatımda yenilik arayan vizyonuyla paralel biçimde, Starfighter da "yeni" olanın içinde Star Wars'un özünü koruma sorumluluğunu üstleniyor.
Disney İçin Bahis Ne Kadar Büyük?
Son yıllarda devam üçlemesinin karışık eleştirilerle karşılanması ve dizi odaklı üretimin sinema gişesindeki etkisinin sınırlı kalması, Disney'i Star Wars markasını yeniden konumlandırmaya itmişti. Starfighter'ın tanıdık kahramanlardan bağımsız, yeni bir kahraman ve yeni bir anlatı etrafında kurgulanması, stüdyonun bu krizden çıkış planının en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Film başarılı olursa, Lucasfilm'in gelecekteki sinema projelerinde benzer bağımsız hikaye modellerine daha sık başvurması beklenebilir.
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.
Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.