Cyberpunk: Edgerunners'ın ilk sezonuyla dünya çapında kült bir hayran kitlesi yaratan Studio Trigger, bugün Netflix'te yayınlanmaya başlayan Cyberpunk: Edgerunners 2 ile Night City'ye geri dönüyor. Showrunner ve yapımcı Bartosz Sztybor, dizinin arkasındaki yaratım sürecini anlatırken yeni sezonun hem görsel hem de duygusal olarak ilk sezondan oldukça farklı bir yere evrildiğini vurguladı.
Hikayenin Çıkış Noktası Neydi?
Sztybor'a göre projenin ilk tohumu, Studio Trigger'a yapılan bir pitch'le atıldı: ikinci sezonu 90'ların sinemasına bir saygı duruşu haline getirmek. Yönetmen koltuğuna oturan Kai Ikarashi ise bu fikre 80'ler ve 90'lar animesine bir selam ekleyerek katkıda bulundu. İki yaratıcının sinema sevgisi etrafında kurduğu bu ortaklık, sezonun görsel kimliğinin temelini oluşturdu.
Sztybor, referans noktası olarak özellikle Pulp Fiction ve Léon: The Professional gibi filmleri işaret ediyor. Bu seçim tesadüf değil: her iki yapım da karanlık bir dünyada küçük, insani anların öne çıktığı anlatılar sunuyor. Edgerunners 2'nin de benzer bir dengeyi, yani acımasız bir siber-punk evreninde saf ve masum bir bakış açısını yakalamayı hedeflediği anlaşılıyor.
Night City'nin Yeni Karakterleri Kimler?
Cyberpunk 2077 evreninden bağımsız, on bölümlük yeni ve kendi içinde tamamlanan bir hikaye sunan Edgerunners 2, izleyicileri yeniden Night City'nin karmaşık sokaklarına çekiyor. Hikayenin merkezinde, artık chrome'suz yaşamak zorunda kalan ve amacını yitirmiş eski bir efsane olan Weak var. Weak'in yolu, chrome bağımlısı olmuş genç Talia ile kesişiyor.
Paralel bir hatta ise ölümcül göçebe D, dijital yoldaşı Capri ile birlikte bir intikam yolculuğuna çıkıyor. Bu yolculuk onu yalnızca kurumsal sırlara değil, Braindance'ler dünyasında sinema sanatını yaşatmaya çalışan genç Roman'a da yaklaştırıyor. Roman'ın elindeki eski kamerayla her şeyi filme çekme tutkusu, dizinin duygusal omurgasını oluşturuyor.

Roman Karakteri Neden Bu Kadar Önemli?
Sztybor, Roman'ın ilk taslakta yer almayan, yazım süreci içinde doğaçlama şekilde ortaya çıkan bir karakter olduğunu söylüyor. İkili, konuşmalar sırasında Roman'ı sinema sevgilerinin bir metaforu haline getirmiş. Karakterin "Braindance ile film yapımı birbirinden çok farklı iki dünya, biri sadece yeniden yaşanan bir anı, diğeri ise ekranla izleyici arasına bir sınır koyup seyirciyi o sınırı aşmaya davet ediyor" sözleri, dizinin temel tezini özetliyor.
Night City'nin acımasız dünyasında arkadaşları travmadan travmaya sürüklenirken Roman'ın masumiyetini koruması, yaratıcı ekibin bilinçli bir tercihiydi. Sztybor, Roman'ın karakterini "yozlaştırmayı" hiç düşünmediklerini, onun güzel şeyleri filme çekme arzusunun hikaye boyunca değişmeden kalmasını istediklerini belirtiyor.
Görsel Dil Sahneden Sahneye Nasıl Değişiyor?
Sezonun en dikkat çekici yanlarından biri, bakış açısına göre sürekli değişen görsel ve renk dili. Aynı sahne içinde kamera, Roman'ın el kamerasının grenli görüntüsünden D'nin dijital bir boşluktaki flashback'ine, oradan da zengin renklere sahip klasik bir anime karesine geçebiliyor. Sztybor bu kurgunun izleyici için çok soyut kalabileceğinden endişelendiğini itiraf etse de, sonuçtan oldukça memnun olduğunu dile getiriyor.
Season 1'den Season 2'ye: Teknolojiden Uzaklaşan Bir Hikaye
İlk sezon, teknolojiye aşırı bağımlı olmanın bedelini anlatan karanlık bir uyarı niteliğindeydi. Edgerunners 2 ise tam tersi bir noktadan başlıyor: karakterler chrome'larından, yani teknolojik güçlerinden koparılmış halde kendilerini yeniden inşa etmeye çalışıyor. Sztybor bu karşıtlığı "ilk hikayede David chrome'a sarılarak trajik bir sona sürükleniyordu, bu sefer Weak chrome'unu kaybederek başlıyor" sözleriyle özetliyor.
Sztybor'a göre sezon, izleyiciyi sosyal medya ve akıllı telefonlardan önceki döneme, analog bir deneyime geri dönmeye davet ediyor. Bu çağrı, Roman'ın elindeki 35 milimetrelik kamerada somutlaşıyor. Cyberpunk: Edgerunners 2'nin tüm bölümleri bugün itibarıyla Netflix'te yayında.

Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.
Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.