Bilim kurgu sinemasının en köklü markalarından Alien serisi, tarihinde önemli bir kırılma noktasına yaklaşıyor. Serinin yaratıcısı Ridley Scott, bir sonraki halka için hazırlıklarını sürdürürken, dizinin ana karakter anlayışında beklenmedik bir değişikliğe gitmeye hazırlanıyor.
Alien Evreni Bugüne Kadar Nasıl Genişledi?
1979 yılında ilk filmiyle sinema tarihine damga vuran Alien serisi, Alien vs. Predator yapımları da dahil olmak üzere bugüne kadar dokuz farklı sinema projesiyle izleyici karşısına çıktı. Bu geniş külliyat, zaman içinde çizgi romanlar, video oyunları ve televizyon dizileriyle de desteklenerek gerçek anlamda bir evrene dönüştü. Şu anda Alien: Earth dizisinin ikinci sezon hazırlıkları sürerken, yapımın Prodigy Corporation ve hibrit karakterler üzerinden Xenomorph mitolojisine yeni katmanlar eklemesi bekleniyor.
Serinin bu denli uzun soluklu olmasının arkasında, her dönemde güçlü bir ana karakter etrafında şekillenen anlatım yapısı yatıyor. Bu yapı, Alien'ı yalnızca bir korku ya da bilim kurgu serisi olmaktan çıkarıp karakter odaklı bir drama geleneğine de dönüştürdü.
Ripley'den Günümüze Kadın Kahraman Geleneği
Serinin 1979'da Ripley karakteriyle başlayan yolculuğu, neredeyse her projede güçlü bir kadın kahraman etrafında şekillendi. Aslında orijinal senaryoda cinsiyetsiz olarak tasarlanan bu karakter, Sigourney Weaver'ın canlandırmasıyla serinin ilk dört filminde markanın simgesi haline geldi. Bu tercih, Alien'ı Hollywood'un erkek egemen bilim kurgu ve aksiyon anlatısına karşı öne çıkan nadir örneklerden biri yaptı.
Ridley Scott'ın 2012 yapımı Prometheus ile seriye dönüşünde de bu gelenek sürdü; Noomi Rapace'in başrolü üstlendiği kadroya Logan Marshall-Green, Charlize Theron ve Idris Elba eşlik etti. Disney bünyesine geçişin ardından çekilen Alien: Romulus'ta Cailee Spaeny'nin canlandırdığı Rain Carradine karakteri de bu çizgiyi korudu. Serinin ilk kadın yönetmeni Ugla Hauksdóttir'in bazı bölümlerini üstlendiği Alien: Earth dizisinde ise Sydney Chandler'ın canlandırdığı Wendy karakteri, kadın kahraman geleneğinin televizyon ayağını temsil ediyor.
David Karakteri Neden Öne Çıkıyor?
Alien: Covenant filminde Katherine Waterston'ın canlandırdığı ve Ripley'i andıran Katherine "Danny" Daniels karakteri hikayenin görünürdeki merkezinde yer alsa da, Michael Fassbender'ın canlandırdığı android David, serinin geleceğinde giderek daha belirleyici bir konuma yerleşiyor. Ridley Scott, Alien: Covenant'ın devamı niteliğindeki yeni projesinde bu eğilimi daha da ileri taşımaya hazırlanıyor.
Fransız web sitesi AlloCiné'ye verdiği demeçte Scott, yeni filmin yapay zekanın olası sonuçlarına dair güncel bir bakış sunacağını belirtti. Yönetmen, Fassbender'ın canlandırdığı karakterin güçle kurduğu ilişkiye odaklanacaklarını vurguladı. Scott'ın "Covenant'ta bıraktığımız yerden, kendisini Ozymandias sanan Michael Fassbender ile devam ediyorum" sözleri, yeni filmin tonuna dair önemli bir ipucu veriyor.
Bu Değişim Seri İçin Ne Anlama Geliyor?
David karakterinin merkeze taşınması, Prometheus ve Covenant filmlerinde kurulan entelektüel ve karanlık atmosferin doğal bir devamı olarak okunabilir. Ancak bu adım, uzun yıllardır erkek yönetmenler tarafından çekilmesine rağmen kadın kahramanlarıyla tanınan bir serinin, bir yapay zeka karakterini odağa alması açısından yapısal bir kırılma anlamına geliyor.
Yapay zeka temalı anlatıların günümüz popüler kültüründe giderek daha fazla yer bulduğu düşünüldüğünde, Scott'ın bu tercihi zamanlama açısından da dikkat çekici. Android David'in kendi yaratıcılarına karşı geliştirdiği bakış açısı, serinin insanlık ve teknoloji arasındaki gerilimi işleyen felsefi damarını daha da derinleştirebilir.
Sırada Ne Var?
Ridley Scott'ın projeye doğrudan dahil olmasıyla birlikte, yeni filme dair çalışmaların önümüzdeki dönemde hız kazanması bekleniyor. Şu ana kadar kesin bir çekim veya vizyon tarihi paylaşılmamış olsa da, serinin hem sinema hem de televizyon ayağındaki eş zamanlı gelişimi, Alien evreninin önümüzdeki yıllarda daha da büyüyeceğine işaret ediyor.
Hayranlar için asıl merak konusu, David karakteri etrafında kurulacak yeni hikayenin, serinin klasik kadın kahraman geleneğini tamamen bir kenara mı bırakacağı yoksa bu iki anlatı çizgisini bir arada mı sürdüreceği olacak.
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.
Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.